“KURAN’IN İNDİRİLDİĞİ DÖNEMLE BU DÖNEM ÇOK FARKLI. KURAN AYETLERİ BU ASRA CEVAP VEREBİLİR Mİ?”

Akılsız bazı kimseler Kuran'ın 1400 yıl önceki Arap toplumuna hitap ettiği ve bugünün toplumları için geçerli olamayacağı yönünde iddialarını sık sık tekrarlarlar. Bu kişilere göre Kuran ya tamamen bir kenara bırakılmalı ya da kendilerince "sakıncalı" buldukları bazı bölümleri değiştirilmelidir.

Öncelikle bu kişilere şu sorular sorulmalıdır: Onlar Kuran'ın Allah'ın insanlara indirdiği bir "yol gösterici" (Bakara Suresi, 2) olduğuna mı inanmaktadırlar? Bilinmelidir ki, Kuran'da ancak çok yakın zamanda keşfedilen birçok bilimsel gerçekle birlikte matematiksel ve tarihsel birçok mucize de yer almaktadır. O dönemde bilinmesi mümkün olmayan birçok bilimsel bulgunun Kuran ile tam bir uyum içinde olması şüphesiz Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunun önemli delillerinden biridir. Tüm bu gerçeklere rağmen Kuran'dan şüphe duyanlarla ilgili olarak Allah şöyle buyurmaktadır:

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'an)'dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi (kendilerine güvendiğiniz yardımcılarınızı) çağırın. Ama yapamazsanız -ki kesin olarak yapamayacaksınız- bu durumda kafirler için hazırlanmış ve yakıtı insanlar ile taşlar olan ateşten sakının. (Bakara Suresi, 23-24)

Nitekim Kuran'ın "insan yazması" olduğunu öne süren bir kimse Müslüman değildir. Ancak asıl ilginç olan, "Kuran bugünün ihtiyaçlarını karşılayamaz" diyen bazı kimselerin bir yandan da Müslüman olduklarını iddia ediyor olmalarıdır. Bu kişilerin gösterdikleri tavrın ise ancak iki açıklaması olabilir: Ya cahildirler ve Kuran hakkında hiçbir şey bilmiyorlardır ya da Müslüman olmadıklarını açıkça söylemekten çekinen birer sahtekardırlar.

Çünkü Kuran'ın hükümlerini bilen bir insanın böyle bir safsatayı savunması düşünülemez. Bu kişiler, Kuran'ın her döneme ve her topluma hitap eden, Allah'ın hak kitabı olduğunu fark edememiş durumdadırlar. Oysa Kuran'ı açık bir şuurla okuyan kişi görür ki, Kuran'da anlatılan kişi ve toplum özellikleri, bugün de dahil olmak üzere tarihin her döneminde mevcut olmuştur. Din ahlakından uzak toplumların içinde bulunduğu bütün yanlışlıklar, bozukluk ve sapkınlıklar Kuran'da anlatılır, o toplumların dine karşı gösterdiği tepkiler tarif edilir, karakter tahlilleri yapılır. Bu tarif ve tahliller de günümüz dünyasına tamamen uymakta, Kuran'ın her döneme hitap ettiğini bir kez daha teyid etmektedir. Kuran ahlakını uygulamak üzere okuyan ve elinden geldiğince uygulamaya başlayan bir kişi -ki o artık "mümin" olma yolundadır- gün geçtikçe Kuran'ın hayatın her anını nasıl kapsadığını, Kuran'a olan inancı artarak görecektir. Kuran'da inanan insanın karşılaşacağı olaylar, bunlara karşı nasıl tavır göstermesi gerektiği ayrıntılarıyla tarif edilmiş durumdadır.

İnkarcıların "toplum sürekli gelişmektedir, din ise durağandır" şeklindeki tutarsız ifadeleri de aslında Kuran'da teşhisi yapılan bir kavrayış eksikliğidir. Kuran'dan bildirildiğine göre, binlerce yıl önceki inkarcılar da, dini "... eskilerin masalları" (Nahl Suresi, 24) olarak yorumluyorlardı. Benzer şekilde dönemin inkarcıları Peygamberimiz (sav)'den Kuran'ın bazı kısımlarını değiştirmesini istemişlerdi:

Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: "Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir." De ki: "Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım." (Yunus Suresi, 15)

Ayetlerde sözü edilen ve "Kuran'ın değiştirilmesi"ni isteyen inkarcılar, Kuran'ın ilk indirildiği dönemde yaşayan kişilerdir. Bunların Kuran ayetlerine itirazlarının ardındaki neden, Kuran ahlakının yaşandığı ortamların kendi çıkarlarına aykırı düşüyor olmasıdır.

Bugün de durum aynıdır. Kurulu cahiliye sisteminden çıkar sağlayanlar doğal olarak, İslam'ın getirdiği ahlak anlayışına ve yaşam tarzına karşıdırlar. Bunların ağzından sık sık "Kuran'ın bazı kısımlarının çağa uydurulması, reforme edilmesi" gibi sözler duyabilirsiniz. Aslında bununla yapmak istedikleri, Kuran'ı kendi cahiliye düzenlerine uydurmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.

Oysa bu çaba boşunadır. Kuran'da haber verilen, "Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz" (Hicr Suresi, 9) ayetinin hükmüne göre, Kuran'ın tek bir harfi bile değiştirilemeyecektir. Kuran Allah'ın insanlara olan mesajıdır, bundan sonra herhangi bir vahiy gelmeyecektir. Dolayısıyla bugün de, yüzlerce yıl sonra da insanların tek kurtuluş yolu Kuran'da bildirilmektedir.